İTO Başkanı Avdagiç: Sanayi Payı Hızla Düşüyor, Üretim Odaklı Revizyon Şart
İTO Başkanı Şekib Avdagiç, sanayinin milli gelir içindeki payının yüzde 25,5'ten yüzde 17,7'ye gerilediğini belirterek, ekonomik programın üretim ve ihracatı önceleyecek şekilde güncellenmesi gerektiğini vurguladı. Finansmana erişimin iyileştirilmesi ve enflasyon-kur korelasyonunun korunması çağrısı yaptı.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye ekonomisinin mevcut durumuna ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Avdagiç, 27 Ekim'deki İTO seçimleri öncesinde başkan adaylığını açıklamasının ardından ilk kez ekonomi gündemine dair görüşlerini paylaştı. Finansal politikalarda rezervlerdeki toparlanma, CDS primindeki düşüş ve yabancı sermaye girişleri gibi önemli kazanımlar elde edildiğini belirten Avdagiç, ancak bu başarıların üretim odaklı büyüme için yeterli olmadığını ifade etti.
Avdagiç, 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 oranında gerçekleşen büyümenin, küresel belirsizlikler ortamında Türk ekonomisinin dayanıklılığını gösterdiğini söyledi. Bununla birlikte, ilk çeyrekteki çeyreklik büyümenin yalnızca binde 1 seviyesinde kaldığına dikkat çeken Avdagiç, "Ekonomide kontrollü bir yavaşlama söz konusu. Sanayideki daralma ve dış talebin büyümeyi aşağı çekmesi yavaşlama eğilimini belirginleştiriyor" dedi.
Sanayi sektörünün milli gelir içindeki payının 2021'de yüzde 25,5'e ulaştığını ancak 2026 itibarıyla yüzde 17,7'ye gerilediğini vurgulayan Avdagiç, "Türkiye tüketimle değil, üretimle büyüyen bir ülke olmak zorunda. Sanayinin payını önce yüzde 20'ye, ardından yeniden yüzde 25'e çıkarmalıyız. Üretim yapımızı yukarı taşımadan ihracatta sıçrama yapmamız mümkün değil" diye konuştu.
Net ihracatın 5 çeyrektir üst üste büyümeye negatif katkı sağladığını hatırlatan Avdagiç, "2024'ten bu yana yatırım malı ithalatı, tüketim malı ithalatının gerisinde kalıyor. Bu durum, Türkiye'nin tüketerek büyüme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Oysa uzun vadede yatırım, sanayi ve ihracatla büyümeyi sürdürmeliyiz" ifadelerini kullandı.
Enflasyon ve döviz kuru arasındaki ilişkiye de değinen Avdagiç, "Verimlilik artışının bir sınırı var. Bu nedenle enflasyonla kur arasındaki korelasyon mutlaka korunmalı. Ekonomik karşılığı olmayan oranlarda kur artışı beklemek reel değil ve sanayiye güç kaybettirir" dedi. Programın, sanayiyi yeniden büyütecek şekilde revize edilmesi gerektiğini belirten Avdagiç, üretici ve ihracatçının finansmana daha uygun koşullarla erişmesi, maliyet baskısı altındaki ihracatçının desteklenmesi çağrısında bulundu.
Türkiye'nin coğrafi konumunun sunduğu fırsatlara işaret eden Avdagiç, ülkenin Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika arasında stratejik bir konumda olduğunu belirterek, "4 saatlik uçuş mesafesinde 1,3 milyar nüfusa, 32 trilyon dolarlık milli gelire ve 10 trilyon dolarlık ithalat hacmine sahip pazarlara erişim imkânımız var. Çin+1 stratejisi ve enerji güvenliği, Türkiye'nin stratejik değerini daha da artırıyor" dedi.
Savunma sanayisindeki ihracat kapasitesinin her geçen gün genişlediğini vurgulayan Avdagiç, "Avrupa'nın yeni savunma mimarisi arayışları içinde olduğu bir dönemde Türk savunma sanayiinin rolü büyüyor. Enerji geçiş projeleri ve lojistik hatlar da ülkemizin bölgesel gücünü pekiştiriyor" diye konuştu.
Ulaştırma projelerine değinen Avdagiç, Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Körfez-Türkiye-Avrupa bağlantılarının yalnızca ulaşım değil, aynı zamanda ekonomik güç projeleri olduğunu söyledi. Ancak Çin'den yapılan 50 milyar dolarlık ithalatın bu yeni rotalarla daha da artabileceği uyarısında bulunan Avdagiç, "Bu durumun yerli sanayi üzerinde baskı oluşturup oluşturmayacağı önemli bir konu" dedi.
Enerji ve yapay zeka konularına da değinen Avdagiç, İran dosyasının enerji fiyatları üzerindeki etkisi ve yapay zeka yatırımlarının artan enerji ihtiyacının orta vadede maliyet baskısını artırabileceğini belirtti. "Yılın ikinci yarısında büyümenin seyri, bu şokların maliyet baskısını telafi edip etmediğine bağlı olacak" öngörüsünde bulundu.
Son olarak İstanbul Dünya Ticaret Merkezi'nde (İDTM) inşa edilen yeni kongre alanı hakkında bilgi veren Avdagiç, "40 bin metrekarelik yeni hol binamızın üst katı 200x100 metre kesintisiz alan sunuyor. Burada tek bir holde 12 bin kişiyi ağırlayabilecek kongre düzenlenmesi mümkün olacak. Projenin iki yıl içinde tamamlanmasıyla kongre turizmine ivme kazandırmayı hedefliyoruz" dedi.
Avdagiç, sözlerini "Türkiye, yeniden şekillenen dünyada paradigma değişiminin temel aktörlerinden biri olacaktır" diyerek noktaladı.
Bu haber Ekonomim adlı kaynaktan derlenmiştir. Haberin tamamını orijinal kaynağından okuyabilirsiniz.
Haberin Kaynağına Gitİlgili Haberler

Renault, Hyundai ve Honda Türkiye'de Üretim Yatırımlarını Artırıyor
Türk otomotiv sektöründe mevcut üreticiler yatırımlarını hızlandırıyor: Oyak-Renault Bursa'da Boreal üretimine başlarken, Hyundai İzmit'te elektrikli araç ve batarya yatırımı yapıyor, Honda ise motosiklet üretimini yeniden Türkiye'ye taşıyor.

Tarım ve Gıda Dış Ticaret Fazlası Dört Ayda %74 Azalarak 271 Milyon Dolara İndi
Tarım, gıda ve içecek sektöründe dış ticaret fazlası, 2026'nın ilk dört ayında geçen yıla göre %74 düşüşle 271 milyon dolara geriledi. İhracat sınırlı artarken ithalat %13,48 yükseldi; zirai don, artan girdi maliyetleri ve jeopolitik gerilimler etkili oldu.

Nippon Paint - Betek, Diyarbakır'da Yerel İş Birlikleriyle Büyüme Stratejisini Güçlendiriyor
Nippon Paint - Betek, 'Filli Boya ile Gündem Sohbetleri' etkinliğinde Diyarbakır iş dünyası ile buluştu. Şirket, küresel deneyimini yerel ortaklıklarla birleştirerek sürdürülebilir büyümeyi hedefliyor ve Diyarbakır'daki İzoset iş birliğiyle bölgesel üretim modelini güçlendiriyor.

Savunma Sanayisinde Kariyer Rotası: TUSAŞ, Genç Yeteneklerin İlk Tercihi Oldu
Realta Danışmanlık'ın 'En Gözde Şirketler Araştırması 2026'da TUSAŞ, savunma sanayisi kategorisinde birinci oldu. 137 binin üzerinde katılımcının oylarıyla genç yeteneklerin en çok çalışmak istediği şirket seçildi.