Petrol fiyatlarının yeni rotasını Çin çizecek
ABD-İran anlaşması sonrası petrol piyasalarında denge unsuru Çin oldu. Uzmanlar, Çin'in talep politikası, stok stratejisi ve elektrikli araç dönüşümü ile fiyatların seyrinde kritik rol oynayacağını belirtiyor.

ABD ile İran arasında varılan anlaşmanın ardından küresel petrol piyasalarının odağı Çin'e kaydı. Analistler, önümüzdeki dönemde fiyat hareketlerinde en belirleyici faktörlerden birinin Çin olacağını vurguluyor. Çin, savaş süresince petrol talebini sınırlayarak, stratejik rezervlerini kullanarak ve temiz enerji yatırımlarını artırarak fiyatlardaki daha sert yükselişleri engelledi. Bu sayede Pekin yönetimi, küresel ekonomi için önemli bir dengeleyici konuma yükseldi.
Hürmüz Boğazı'nın yeniden ticarete açılmasıyla piyasada arz fazlası oluşabileceği öngörülürken, bu yeni dengede Çin'in talep politikası ve stok yönetiminin belirleyici olacağı ifade ediliyor. Savaş, petrol piyasasında yaklaşık 1 milyar varillik arz kaybına yol açmış ve fiyatların varil başına 200 dolara çıkabileceği endişesini doğurmuştu. Ancak anlaşma sonrası fiyatlar beklenenin aksine geriledi. Uzmanlara göre bu tabloda Çin'in etkisi büyük. Pekin, ithalatını azaltarak, stratejik rezervlerini devreye sokarak ve elektrikli araç dönüşümünü hızlandırarak küresel arz şokunun etkisini hafifletti. Özellikle Asya piyasaları için dengeleyici bir tampon görevi üstlendi.
Brent petrol, Hürmüz Boğazı'nda ticaretin normale döneceği beklentisiyle varil başına 78 doların altına gerilerken, piyasaların dikkati yeniden Çin'e yöneldi. Analistler, savaşın küresel arzın yüzde 14'ünü etkilemesine rağmen fiyatların önceki krizlerdeki kadar sert yükselmemesini, Çin'in günlük yaklaşık 3 milyon varillik ithalatı azaltabilme kapasitesine bağlıyor. Rystad Energy'ye göre Çin, savaş öncesinde Rusya ve İran'dan indirimli petrol alarak stoklarını 1 milyar varilin üzerine çıkardı. Bu yüksek stok seviyesi, arz baskısını sınırladı. Ayrıca elektrikli araçların yaygınlaşması da petrol talebini düşürdü. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, Çin'deki elektrikli araç filosu geçen yıl günlük yaklaşık 1 milyon varillik petrol talebini ortadan kaldırdı. Temiz enerji teknolojilerinde ihracatını artıran ve yenilenebilir enerji yatırımlarını büyüten Çin, fosil yakıtlara bağımlılığını azaltarak petrol piyasalarında daha güçlü bir denge unsuru haline geldi.
Uluslararası Enerji Ajansı, Hürmüz Boğazı'nın tamamen yeniden açılması durumunda gelecek yıl petrol piyasasında günlük 4,7 milyon varile ulaşabilecek arz fazlası oluşabileceğini belirtiyor. Kpler analistlerine göre ise bu fazla beklenenden daha erken ortaya çıkabilir. Normalleşme hızlanırsa, önümüzdeki ay itibarıyla yaklaşık 100 milyon varillik atıl petrolün yeniden dolaşıma girebileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, birçok ülkenin yaz dönemi ihtiyacını büyük ölçüde karşılamış olması nedeniyle olası arz fazlasının dengelenmesinde Çin'in kritik bir rol oynayacağını ifade ediyor. Bu süreçte en önemli soru, Pekin'in piyasadan ne kadar petrol alacağı olacak. Çin'in ithalat politikası, stoklama stratejisi ve talep görünümü, petrol fiyatlarının önümüzdeki dönemdeki yönünü belirleyecek.
Bu haber Sanayi Gazetesi adlı kaynaktan derlenmiştir. Haberin tamamını orijinal kaynağından okuyabilirsiniz.
Haberin Kaynağına Gitİlgili Haberler
Avustralya ve Kanada Arasında Rekor Savunma İhracatı Anlaşması
Avustralya, Kanada'ya 2,5 milyar Avustralya doları değerinde ufuk ötesi radar sistemi satarak tarihinin en büyük savunma ihracatını gerçekleştirdi.
Ifo: Enerji Krizinde Devlet Yardımları İklimi Olumsuz Etkiliyor
Küresel enerji krizlerinde hükümetlerin sağladığı destekler, fosil yakıt kullanımını artırarak iklime zarar veriyor.
Akkuyu NGS'nin 1'inci Ünitesinde İnşaat Tamamlandı
Türkiye'nin ilk nükleer santrali Akkuyu NGS'nin 1. güç ünitesindeki inşaat işlerinin bittiği açıklandı.
SEDDK, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği'nde Değişiklik Yaptı
SEDDK üyesi sigorta şirketleri, sigorta sözleşmelerine ilişkin üretim verilerini eşzamanlı olarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne iletmek zorunda olacak.