EndüstriyelHaberlerSanayi & Üretim Gündemi
--:--:--
Sanayi & Üretim

İSO Başkanı Bahçıvan: Ekonomi programı sanayiyi kollayacak şekilde güçlendirilmeli

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, mevcut ekonomik programın sanayinin üretim kapasitesini koruyacak, kırılganlıklarını azaltacak ve teknolojik dönüşümünü destekleyecek kapsamlı bir planla güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

3 Eylül 2026 08:10·11 gün önce1
İSO Başkanı Bahçıvan: Ekonomi programı sanayiyi kollayacak şekilde güçlendirilmeli

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi'nin ağustos ayı olağan toplantısı, "Ekonomi ve Üretim Hayatımız İçin Planlama Gerekli mi/Gereksiz mi? Türkiye için Girişimci Devlet ve Yeni Nesil Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Üzerine Bir Tartışma" ana gündemiyle Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu'nda yapıldı. Toplantıda konuşan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, üretim ve günlük yaşamın hızla değiştiği bilişim ve yapay zeka çağında ezberleri bozmanın hayati önem taşıdığını belirtti. Bahçıvan, "Bilişim ve yapay zeka çağında düşünsel konfor alanıma, rutinime ve alışkanlıklarıma dokunmayın diyenleri çok zor günler bekliyor. Ezberleri bozmak, hiç sorgulanmayan kabulleri tartışmak artık hayati bir öneme sahip." şeklinde konuştu. Bu anlayışla, ekonomi ve üretim hayatının geleceği açısından gerekli bir tartışmayı ülkenin gündemine taşıdıklarını ifade etti.

Bahçıvan, hiper küreselleşme ve devletin ekonomiden tamamen çekilmesini öngören anlayışın 2008 krizi, Kovid-19 salgını, arz şokları ve jeopolitik riskler gibi etkenlerle sona erdiğine dikkati çekti. Teknolojik gelişmelerin de bu süreci hızlandırdığını vurgulayan Bahçıvan, şunları kaydetti: "Otomasyon ve robotik teknolojilerin üretimde giderek daha fazla kullanılması, iş gücü maliyetlerinin rekabet gücü üzerindeki ağırlığını görece azaltırken, bu durum gelişmiş ülkelerde içeride üretim eğilimlerini güçlendirdi. Bugün yapay zeka alanında yaşanan gelişmeler, sanayi üretiminin niceliksel büyümeden ziyade niteliksel bir sıçramanın eşiğinde olduğunu gösteriyor. Yaşanan dönüşüm, bir yandan ülkeler için ulusal güvenlik boyutu taşırken, diğer yandan böyle bir ekosistemi kurmak için gereken devasa yatırımlar, devletlere planlama, yeni nesil finansman ve teşvik sistemlerinin geliştirilmesi gibi kritik görevler yüklüyor."

Devletin ekonomideki rolü ve özel sektörle ilişkilerinin bu dönüşümün merkezinde yer aldığını dile getiren Bahçıvan, sanayi ve dış ticaret politikalarının yeniden önem kazandığını, sektörel önceliklendirme, stratejik yatırımlar ve kamu-özel işbirliğinin hem rekabet hem de güvenlik kaygılarıyla ekonomik gündemin üst sıralarına yükseldiğini söyledi. "Devletin ekonomide salt düzenleyici rolüyle, pasif bir oyuncu olarak kenarda durması gerektiği şeklindeki 1980 ve 1990'ların egemen paradigmasından uzaklaşıyoruz. Bu süreç, İkinci Dünya Savaşı sonrasının katı devletçi ve merkezi planlama anlayışına dönüşü ifade etmiyor. Yaşanan değişim belki de en net ifadesini girişimci devlet kavramında buluyor." ifadelerini kullandı.

Bahçıvan, kamunun proaktif bir rol üstlenerek piyasaların genişlemesini, tedarik zincirlerinin daha iyi çalışmasını, özel sektörün rekabet gücünü ve yenilik kapasitesini destekleyerek kalkınmayı hızlandırdığı bir yaklaşımdan bahsetti. Geçen ayki meclis toplantısında gündeme taşınan erken sanayisizleşme riskine atıfta bulunan Bahçıvan, mevcut ekonomik programın sanayiyi koruyacak şekilde güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. "Mevcut ekonomik programın, sanayimizin üretken kapasitesini koruyacak, kırılganlıklarını azaltacak ve teknolojik dönüşümünü destekleyecek bütüncül bir yol haritası ile güçlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz." dedi.

Yapısal dönüşümün yalnızca kaynak aktarımıyla gerçekleşemeyeceğini, güçlü bir kurumsal koordinasyon mekanizmasına ihtiyaç duyulduğunu belirten Bahçıvan, sözlerine şöyle devam etti: "Kamu-özel sektör işbirliğinde yeni nesil bir sanayi planlaması yapılmalı. Planlama derken, 1960'lara, 70'lere özgü aşırı merkezileşmiş, kapalı, statik planlama anlayışını geri getirmekten ya da serbest piyasa ekonomisinin prensiplerini geri plana atmaktan bahsetmediğimizi tekrar vurgulamak istiyorum. Tümüyle piyasa güçlerine emanet edilmiş, kuralsız ve plansız programsız bir modelin sınırlarını da görmüş durumdayız. Kastettiğimiz planlama anlayışı, kamunun uzun vadeli kalkınma hedefleri doğrultusunda daha proaktif bir rol almasına dayanıyor. Günümüzün giderek zorlaşan küresel rekabet koşullarında, kamu ile özel sektör arasında yeni bir işbirliği kültürünü yerleştirmemiz gerekiyor."

Bahçıvan, yıllardır dile getirdikleri kalkınma bankacılığı reformu talebini de bu vesileyle hatırlatarak, "Girişimci devlet ve yeni nesil planlama yaklaşımından bahsediyorsak, bunun en önemli sacayaklarından biri finansmandır." değerlendirmesinde bulundu. Sözlerini şöyle tamamladı: "Yapay zeka devriminde ihtiyaç duyulan sanayi politikalarını geleneksel ticari banka kredileriyle yürütmenin bir sınırı vardır. Benzer şekilde, sanayimizin en büyük ve ne yazık ki giderek büyüyen sorunlarından biri nitelikli insan açığı. Bu açığın giderilmesi için öncelikli ihtiyaçların belirlenmesi ve eğitim politikalarının bu ihtiyaçlarla daha güçlü bir şekilde eşleştirilmesi de yeni nesil planlamanın önemli bir parçası olmalı."

Bu haber Dünya Gazetesi adlı kaynaktan derlenmiştir. Haberin tamamını orijinal kaynağından okuyabilirsiniz.

Haberin Kaynağına Git
#sanayi#kapasite